Cumhuriyet deprem bölgesinde… Hatay’da ne elektrik var ne de su

Yaklaşık bir ay sonra yeniden Hatay’dayız. Şubat ayına göre yaşam, her şeye ve herkese rağmen yeşermeye başlamış. Ancak hazirandan temmuza bakıldığında işlerin ağır aksak ilerlediği bariz. Seçim sonrası bürokrasi kıpırdanıyor ama yetersiz. Yıkımı en derinden yaşayan aileler için 6 Şubat bir afet, 6 Şubat’tan sonra Hatay’da yaşanan süreç ise ayrı bir afet niteliğinde. Hava çok sıcak. Yurttaşların büyük kısmı evsiz. Bir kısmı konteynerde kalırken çoğunluğu hâlâ çadırda yaşıyor. Daha doğrusu yaşamaya çalışıyor. Çünkü sabah 9 ile akşam 7 arası çadır ve konteynerler tüm sıcağı adeta emiyor. Öte yandan bir de yılan ve akrep tehdidi var, haşere sorununu bile ikinci plana attıran. Herkesten çadırında ya da kaldığı yerin yakınında yaşadığı “akrep yakalama”, “yılan öldürme” hikâyesi dinliyoruz. Sırf bu nedenlerle gün içinde ağır hasarlı evine giren yurttaşlar var. 

KONTROLSÜZ YIKIM KRİZİ

Şebeke suyu var ama günün bazı saatlerinde kesik. Bazen günlerce kesik. İçme suyu ancak pakette ya da kısıtlı dağıtım noktalarında var. Binaların kontrollü adı altında kontrolsüz yıkımı sürüyor. Kendimiz tanık olduk. Operatörün hesabının tersi yönde devrilen bina, bir mahalleyi komple toza bularken kısmen enkaz altında kalan iş makinesi operatör canını şans eseri ufak sıyrıklarla kurtardı.

Olması gerekenin aksine neredeyse hiçbir yıkımda sulama yapılmıyor. Kontrolsüz yıkımlar yüzünden elektrik hatları zarar görüyor. Kesilen elektrik saatlerce gelmiyor. Elektrik kesintisi aynı zamanda telefonların da çekmemesi demek. Bir de ara ara çıkan orman yangınları var, kentin tozu dumana katan. Dışarıda yalnızca beş dakika gezseniz hem ten renginiz değişiyor hem de üzerinizi toz kaplıyor. 

Hataylılar tüm bunlara rağmen “insan kalma” konusunda şaşırtıcı bir dirayete sahip. Ancak yaşamsal olarak da akıl sağlığı olarak da bu durum sürdürülebilir değil. Konuya ilişkin konuştuğumuz herkesten duyduğumuz sorunun yanıtını biz de bilmiyoruz: “Bir kentin özel afet bölgesi olması için daha ne yaşanması lazım?” 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x